20 Ekim 2015 Salı

                                                  NOKTANIN  İZİ 
Vücuda hapsolan oksijen süresi gittikçe aşağılara çekiliyor .Zaman durmaksızın akıp geçiyor.Ağlıyoruz heyecanlanıyor ,gülüyoruz ,üzülüyoruz  ,sevinç çığlıkları attığımızda oluyor bir köşede  derin düşüncelere dalarken ani bir çakmak sesinin yankısında sigaramız dan çektiğimiz de oluyor. Âmâ aslında sonuçlar hep aynı doğarken de ağlıyoruz, yaşarken de ağladık ve ölürken de ağlayacağız. İçimizde bitmek bilmeyen bir burukluk hep var .Tünelin sonunda ki ışık tüm  şiddetiyle bir cevahir gibi. Noktasal paraleller de  kıyasıya mücadelede yaşam savaşı .Hunharca elde edilen dakikalar ve sonunda  kısa bir göz yumuş ardından bilinmezde ki  kontrolsüz çoğalım. Başlangıçlar ve bitişler hep acı, yorgunluk, üzüntü barındırıyor .Sürekli koşuyoruz hiç durmadan, renkli  mataralarımız göğüs kafesimiz de ,her yudumda daha da boşalırcasına  giden yaşam özütümüz…
Her şeyden önce zamana hapis yapışık bir ruh besliyoruz yaşamımızda. Unutulansa  sonsuz yansımanın bir gün  tanınmadık bir zamanda noktalanacak olmasıdır....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder