12 Ağustos 2015 Çarşamba

SONUCUN SONUÇSUZLUK-LA OLAN SEVİŞMESİ 
Fotosentezi ilk ögrendigimiz de nasıl ki ilkindeki gibi yeşil seyretmeyi bıraktıysak ,merakla bekleyip eyleme dönüştürdüğümüz her kurguda eskiyecek tir.Bünye ye akseden her yeni öğreniş ,her yeni atılım birer birer geriye çöp olarak birikicektir.Sosyal ,kültürel,bilimsel,cinsel vb tüm yaşam karakterimiz ağzına kadar eskiyen yığıntılarla doludur .Kimisinin rengi solgun (unutulmaya yüz tutmuş),kimisinin yarı parçası kopuk( yüzeyselleşmiş) ,sayfalarca süregelen anlar güncesi ....
Eskizlerle oluklar oluşturan en büyük yadırganış ,eylemlerin suistimal edildikten sonra ki halleridir .Özellikle de duyularımızın dominant olduğu hallerde ortaya çıkan yüksek küf kokusu unutulmaz şiddette bir tepki yaratacak ve tüm algılayış boyunca yavaştan absorbe edilecektir...Peki merakın bu denli kokteyl havasında ( gösterişli) olup ta sonrasının kadehler dolusu motorin yağıyla sıvanmasının gerekçesi nedir?
Merakın beyin süzgeci ağlarını zorladıktan sonraki kavuşulan ''AN'' ı hem tüketen hem de unutulmaza eşlik etmesini sağlayan nöronolojik yolun haritasını rastlanması zor kılan nedir ? Duygu potansiyelinin nötrleştigi bir devrede ögrenilenin parça parça yok oluşuyla,bu potansiyelin iyonizerleştiğin de beynin ısrarcılığına maruz kalmasının gerekçesi nedir?
Evrimleşmeyi bu denli abstre eden yanılgılar kromozomlaşmış birer iplikten farksız çözülmeyi bekleyen bir çok teoremden ibaret, sonu sonuçsuzluğa bağlanan bir big bangdır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder