Yeni günler, sayısız mutluluk besleyen güzel saatler, damla
damla biriken anılar, yapraklarını halen canlı tutan sarmaşıklar, burcu burcu
güneş kokan bahar sabahları.
Herkesin hayalindeki çam kokan ,ahşapları mavi beyaz boyalı
,eski ama içli, iki katlı içten merdivenli ,kapısında sineklik takılı pencere
önlerinde akşam sefaları bezeli , anları hala diri olan gecekondu evi. Her
basamağında gıcırtılar duyulan sabah gazete, kahve ve sigara keyfi yapılası ,
tam önünde koca bir çınar ağacı besleyen, dallarından küçük çocukların
sevincine hıçkırık olurcasına ip
sarkıtılmış turuncu renkli beşik. Koşarcasına geçen hayatta , yüzünüze serpilen
sabah yağmuru ,ayağınız altında kalan yemyeşil çimler ve yan komşunuzun
çim kesme makinesinden gelen o muzip ses ve ona eşlik eden her şeyi unutturan gençliğe yeniden götüren
koku…
ya akşamlar ince, uzun
çevresi parmak izleriyle
dolu bir kadeh şarap ve size eşlik eden bir insan
,ne güzel insan o insan .bireysellikten tümevarıma koşan o akşam .kısık bir
müzik ,eskitilmiş sonradan vurulmuş bir vernikle ihtiyarlığını kutlayan bir masa. Üzerinde harlı ateşte az pişmiş biraz et ve teninize dokunan o ilahi
yaradılışın esintisi.
Sonrası derin bir nefes alış ,kaçış değil daha da sarılış ….
Yeni günler, sayısız mutluluk besleyen güzel saatler, damla
damla biriken para ve hırs. dikenlerini hala canlı tutan o güzel güller, burcu
burcu nefret kokan bahar sabahları
Herkesin
hayalindeki kalite kokan ,altın varaklı
,inci bezeli ,yepyeni tripleks ,merdivenleri camdan, sineklerin radyasyonla uzak kaldığı ,pencere önünün yapma çiçeklerle bezendiği ,anların terkedildiği lüks villa evleri. Her basamağında sizi
kaliteye bir adım daha yaklaştıran ,sabah makyaj yada kol düğmesi takılarak harcanılası, tam
önünde bir çift Ferrari bulunduran
,çocuk sesinden uzak ,koşarcasına geçen hayatta
köleliğin yüzünüze çarpış
profili, yan komşunuzun milyarlara
aldığı mangalda pişen büyük bifteklerin cızırtısı ve ona eşlik eden zengin kahkahaları …
Ya akşamlar ,parasıyla tuttuğunuz hizmetçinizin
parlattığı uzun ince kadeh şarap ve
yalnızlığınızla geçen ay yurt dışından gettirmiş olduğunuz masanız ,üzerinde diyetinize uygun tek kullanımlıkmış gibi
hazırlanan yemeğiniz ve teninize çarpan
o saldırgan algılayış…
Seçimler her zaman hayatı
diri tutan gerçeklerdir .istedikleriniz ve hayalleriniz sizi hayatta tutar
.bazen neyi istediğimizi iyi seçmeliyiz.başkalarının zoruyla ya da itelemesiyle
değil ,kendi arzumuzla. Bilmek gerekir
ki tercihlerin sonucunu tek başınıza kaldırmak sorumluluğu
altındasınızdır.ya gerçek huzuru seçer ve severek yaşarsınız ,ufak şeylerden
dahi mutlu olursunuz yada köle olmaya devam edersiniz…
Tercih siz okuyucuların….