1 Nisan 2015 Çarşamba

Yeni günler, sayısız mutluluk besleyen güzel saatler, damla damla biriken anılar, yapraklarını halen canlı tutan sarmaşıklar, burcu burcu güneş kokan bahar sabahları.
Herkesin hayalindeki çam kokan ,ahşapları mavi beyaz boyalı ,eski ama içli, iki katlı içten merdivenli ,kapısında sineklik takılı pencere önlerinde akşam sefaları bezeli , anları hala diri olan gecekondu evi. Her basamağında gıcırtılar duyulan sabah gazete, kahve ve sigara keyfi yapılası , tam önünde koca bir çınar ağacı besleyen, dallarından küçük çocukların sevincine  hıçkırık olurcasına ip sarkıtılmış turuncu renkli beşik. Koşarcasına geçen hayatta , yüzünüze  serpilen  sabah yağmuru ,ayağınız altında kalan yemyeşil çimler ve yan komşunuzun çim kesme makinesinden gelen o muzip ses ve ona eşlik eden  her şeyi unutturan gençliğe yeniden götüren koku…
ya akşamlar ince, uzun  çevresi  parmak izleriyle dolu   bir kadeh şarap ve size eşlik eden bir insan ,ne güzel insan o insan .bireysellikten tümevarıma koşan o akşam .kısık bir müzik ,eskitilmiş sonradan vurulmuş bir vernikle  ihtiyarlığını kutlayan bir masa. Üzerinde   harlı ateşte az pişmiş  biraz et ve teninize dokunan o ilahi yaradılışın esintisi.
Sonrası derin bir nefes alış ,kaçış değil daha da sarılış ….
Yeni günler, sayısız mutluluk besleyen güzel saatler, damla damla biriken para ve hırs. dikenlerini hala canlı tutan o güzel güller, burcu burcu nefret kokan bahar sabahları
 Herkesin hayalindeki  kalite kokan ,altın varaklı ,inci bezeli ,yepyeni tripleks ,merdivenleri camdan, sineklerin  radyasyonla uzak kaldığı ,pencere önünün  yapma çiçeklerle bezendiği  ,anların terkedildiği  lüks villa evleri. Her basamağında sizi kaliteye bir adım daha yaklaştıran ,sabah makyaj yada  kol düğmesi takılarak harcanılası, tam önünde  bir çift Ferrari bulunduran ,çocuk sesinden uzak ,koşarcasına geçen hayatta  köleliğin  yüzünüze çarpış profili, yan komşunuzun  milyarlara aldığı mangalda pişen büyük bifteklerin cızırtısı ve ona eşlik eden  zengin kahkahaları …
Ya akşamlar ,parasıyla tuttuğunuz hizmetçinizin parlattığı  uzun ince kadeh şarap ve yalnızlığınızla  geçen ay  yurt dışından gettirmiş olduğunuz  masanız ,üzerinde  diyetinize uygun tek kullanımlıkmış gibi hazırlanan yemeğiniz ve teninize çarpan  o saldırgan algılayış…
 Seçimler her zaman hayatı diri tutan gerçeklerdir .istedikleriniz ve hayalleriniz sizi hayatta tutar .bazen neyi istediğimizi iyi seçmeliyiz.başkalarının zoruyla ya da itelemesiyle değil ,kendi arzumuzla. Bilmek gerekir  ki tercihlerin sonucunu tek başınıza kaldırmak sorumluluğu altındasınızdır.ya gerçek huzuru seçer ve severek yaşarsınız ,ufak şeylerden dahi mutlu olursunuz yada köle olmaya devam edersiniz…

Tercih siz okuyucuların….