SONUCUN SONUÇSUZLUK-LA OLAN SEVİŞMESİ
Fotosentezi ilk ögrendigimiz de nasıl ki ilkindeki gibi yeşil seyretmeyi bıraktıysak ,merakla bekleyip eyleme dönüştürdüğümüz her kurguda eskiyecek tir.Bünye ye akseden her yeni öğreniş ,her yeni atılım birer birer geriye çöp olarak birikicektir.Sosyal ,kültürel,bilimsel,cinsel vb tüm yaşam karakterimiz ağzına kadar eskiyen yığıntılarla doludur .Kimisinin rengi solgun (unutulmaya yüz tutmuş),kimisinin yarı parçası kopuk( yüzeyselleşmiş) ,sayfalarca süregelen anlar güncesi ....
Eskizlerle oluklar oluşturan en büyük yadırganış ,eylemlerin suistimal edildikten sonra ki halleridir .Özellikle de duyularımızın dominant olduğu hallerde ortaya çıkan yüksek küf kokusu unutulmaz şiddette bir tepki yaratacak ve tüm algılayış boyunca yavaştan absorbe edilecektir...Peki merakın bu denli kokteyl havasında ( gösterişli) olup ta sonrasının kadehler dolusu motorin yağıyla sıvanmasının gerekçesi nedir?
Merakın beyin süzgeci ağlarını zorladıktan sonraki kavuşulan ''AN'' ı hem tüketen hem de unutulmaza eşlik etmesini sağlayan nöronolojik yolun haritasını rastlanması zor kılan nedir ? Duygu potansiyelinin nötrleştigi bir devrede ögrenilenin parça parça yok oluşuyla,bu potansiyelin iyonizerleştiğin de beynin ısrarcılığına maruz kalmasının gerekçesi nedir?
Evrimleşmeyi bu denli abstre eden yanılgılar kromozomlaşmış birer iplikten farksız çözülmeyi bekleyen bir çok teoremden ibaret, sonu sonuçsuzluğa bağlanan bir big bangdır...
12 Ağustos 2015 Çarşamba
Dört duvar ,her yan tuğla,demir,toz .
Makine ,her yan ses ,ışık,hareket.
Her yan insan hep şiddet...
Bilincimizde kaynayan enerji gittikçe ufaldı .şehirlerin çıkıntıları dört bir yanımızı sardı .Korku kemiğimiz oldu.Kanımız pas tuttu.Yozlaştık.Bıraktık .Kolaylaş tık.Bir tür olarak hepimiz yaşlandık...
Oysa olmalıydık toprakla eş .Cigerimiz çam kokmalıydı .Közümüz 3 taş arası çayımız hep kaynak.Sözümüz hep sıcak....
Ağaçlarda koşturmalıydık.Zorluk nedir bilmeliydik.Yükümüz azığımız .sesimiz çıngırak olmalıydı ormana...
Çağlamalıydık gümbür gümbür zamana.Çalmalıydık ekmeğimizi buram buram yeşile.Yüreğimiz dolmalıydı aydın güneşle.savunmamız soğuğa ve sıcağa .yaşamımız vara ve yoğa ...
sınanmamız kaoslarda olmamalıydı. İnsan olarak çürümüşlüğe adapte olmamalıydık ,demir bloklara baş eğmemeliydik !!!
Madem bu kadar hizasızken bile dünya dönmeye ,insanlık bitmeye başladı.Zaman seçim zamanı!!!
Hurda katmerlerinin zindanlarında modern bir insan olmaktansa , doğanın ilkelliğinde toprak olarak kalmayı seçiyorum ...!!
Makine ,her yan ses ,ışık,hareket.
Her yan insan hep şiddet...
Bilincimizde kaynayan enerji gittikçe ufaldı .şehirlerin çıkıntıları dört bir yanımızı sardı .Korku kemiğimiz oldu.Kanımız pas tuttu.Yozlaştık.Bıraktık .Kolaylaş tık.Bir tür olarak hepimiz yaşlandık...
Oysa olmalıydık toprakla eş .Cigerimiz çam kokmalıydı .Közümüz 3 taş arası çayımız hep kaynak.Sözümüz hep sıcak....
Ağaçlarda koşturmalıydık.Zorluk nedir bilmeliydik.Yükümüz azığımız .sesimiz çıngırak olmalıydı ormana...
Çağlamalıydık gümbür gümbür zamana.Çalmalıydık ekmeğimizi buram buram yeşile.Yüreğimiz dolmalıydı aydın güneşle.savunmamız soğuğa ve sıcağa .yaşamımız vara ve yoğa ...
sınanmamız kaoslarda olmamalıydı. İnsan olarak çürümüşlüğe adapte olmamalıydık ,demir bloklara baş eğmemeliydik !!!
Madem bu kadar hizasızken bile dünya dönmeye ,insanlık bitmeye başladı.Zaman seçim zamanı!!!
Hurda katmerlerinin zindanlarında modern bir insan olmaktansa , doğanın ilkelliğinde toprak olarak kalmayı seçiyorum ...!!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

